Sesletim / Artikülasyon


Telaffuz edemiyorum...

En sık karşılaştığımız ve çözüme ulaştırdığımız sorunlardan bir tanesi artikülasyon, Türkçesiyle sesletim sorunu.

"yetişkinim ve bazı sesleri telaffuz etmekte zorlanıyorum", "çocuğum 4 yaşında söylediklerini biz anne baba olarak anlıyoruz ama başkaları anlayamıyor..." , "çocuğum 6 yaşına geldi ama hala küçük bir çocuk gibi, bebeksi konuşuyor", " çocuğum ilkokula gidiyor ama bazı harfleri hem söyleyemiyor hem de yazarken karıştırıyor".... gibi şikayetlerin ardından yaptığımız dil ve konuşma değerlendirmesinde çoğunlukla sesletim sorunuyla karşılaşıyoruz...

📷

Peki Artikülasyon / Sesletim Sorunu aslında ne demek?

Bir sesi üretebilmek için bilişsel bir problem yoksa, sesi duyabiliyor, algılayabiliyorsak fakat organik bir sebeple, yani konuşma organlarını gerektiği gibi kullanamamaktan dolayı sesi doğru üretemiyorsak sesletim sorunundan bahsedebiliriz.

Örneğin, bir çocuk süt demek isterken /S/ sesini üretemediği için “düt” der. Siz de ona “düt” mü? o ne demek” diye yanıt verirseniz size sinirlenecektir. “Hayır düt deniyorum, düt diyorum düütt…”

Sesi duymakta ve ayırt edebilmektedir, siz yanlış söylediğinizde bunu fark eder, belki kendisi yanlış söylediğinde de fark ediyor olabilir ama konuşma organlarını /s/ sesini çıkarırken nasıl organize edilmesi gerekiyorsa öyle organize edemediği için ses farklı çıkacaktır.

Sesletim sorununu nasıl tespit ediyoruz?

Genellikle pek çok veli çocuklarının konuşmalarının anlaşılmaması sorunuyla bize geliyor. İlkokula başlayan çocuklar okumayı öğrenirken sesi üretmede zorlandığında sınıf öğretmenleri tarafından fark edilip yönlendirilebiliyor. Okulda bebeksi konuştuğu için arkadaşlarının dalga geçmesi, konuşmadaki isteksizlik ve bunun sebep olabileceği özgüven yetersizliği gibi sorunlardan dolayı rehber öğretmenler, ailelere konuşma terapisi desteği almalarını önerebiliyor. Gidilen doktorların da tavsiyesiyle veliler bizi bulabiliyorlar. Bize gelen pek çok yetişkin danışanımız da kendi konuşmalarında hissettikleri rahatsızlıktan dolayı veya çevrelerinin fark ettirmesiyle terapi desteğine başvurabiliyorlar.

Danışan bize geldiğinde yaptığımız görüşme, değerlendirme ve uyguladığımız testlerle sesletim sorununu tespit ediyoruz. Böylece hangi sesleri üretmede sorun olduğu belirleniyor.

Peki bu sorunu nasıl çözüyoruz?

Her sesi üretmek için konuşma organları farklı konumlanır. Örneğin; /L/ sesini üretebilmek için gerekli öğelerden biri dilin yukarı kıvrılabilmesi hareketidir. Eğer dil kasları bunu yapma becerisine sahip değilse, önce bu beceriler bazı tekniklerle geliştirilir ve ardından sesin tekniğine göre üretilmesine geçilir. Konuşma organları dil ve konuşma terapisti desteğiyle doğru konumlandırılarak sesin üretilmesi sağlanır ve sonraki iş, bol tekrarla doğru ses üretiminin pekiştirilmesi, konuşma diline aktarılması olacaktır. Bu süreci mümkün olduğunca keyifli hale getirmek için, renkli resimler, oyuncaklar, yaratıcı etkinliklerle çalışıyor ve bunları velilerimizle de paylaşarak verilen alıştırmaların evde de tekrarlanmasını istiyoruz.

Tüm bu çalışmalar ne kadar sürer?

Bir sesin kazanılma süresini etkileyen çok fazla faktör var. Bunu asıl belirleyen danışandır. Danışanın yaşı, seanslara hazır bulunuşluluğu, istekliliği, algı düzeyi, verilen egzersizlere bağlı kalıp yaptığı tekrarlamaların fazlalığı… gibi pek çok etmene göre süre değişir. Çocukla ya da destek almak isteyen yetişkinle yaptığımız görüşmelerin ardından ilerleme ivmesine göre birlikte iyileşme süresine karar veririz. Genellikle bir sesin kazanılması en az 4-5 seans sürmektedir. Ve seansların düzenli ve devamlı olması oldukça önem taşır. Aksi takdirde “tamam, çocuk sesi kazandı artık terapilere devam etmesek de olur” dendiğinde çocukta geri dönüşler olasıdır. veya “geliyoruz gidiyoruz ilerleme yok” diye düşünüyorsanız terapistinizden hangi aşamada olduğuyla ilgili bilgi almaktan çekinmeyin, çocuk henüz sesi üretmeye hazır değilse daha fazla ön çalışmaya ihtiyacı olabilir. Tüm emeğin boşa gitmemesi adına ilk değerlendirme seanslarında bu konuda danışanları genellikle uyarırız. Ve eğer üretmekte sorun yaşanan ses sayısı fazlaysa iyileşme süresi de aynı oranda uzayacaktır. Tüm bu süreyi göze alarak düzenli ve devamlı gelebileceğiniz, size ve bize de uygun saatleri belirleyerek terapi sürecimizi planlarız.

Terapiler ne kadar sıklıkla alınmalıdır?

Buna da yine danışanımızla görüşerek karar veriyoruz. İdeali haftada 2-3 seans almak olsa da zaman, maddi ve manevi pek çok sebepten dolayı bu mümkün olmayabiliyor. Bu durumda verilen çalışmaları evde de tekrarlamanız gerektiğini özellikle vurgulayarak haftada 1 seans olarak düzenleme yapabiliyoruz.

Sesletim problemi düzelir mi?

Evet, sesletim sorunu düzenli çalışma, kullanılan doğru teknikler ve Dil Konuşma Terapistinizin yol göstermesiyle çözümlenebilen bir sorundur. Bireyin bir sesi kazandığına karar verebilmek için o sesin sözcüğün başında, ortasında ve sonunda da kullanıyor olmasını bekleriz. Yalnızca dil ve konuşma terapistinin yanında değil günlük konuşmalarında da bu sesi kullanıyor olduğu bilgisini aileden, öğretmeninden ya da yakınlarından alarak sesin artık kazanılmış olduğuna karar verebiliriz.

Ancak çözülmesi zor bir organik problem varsa; konuşma organlarındaki (anormal organik yapılanmalar gibi) bu bazı seslerin üretimine engel olacaktır. Bu durumda ilgili doktorlara yönlendirme yaparak, daha sonra sesletim sorunun çözümüne gidilmesini öneriyoruz.

Sormak, danışmak istediğiniz konularda bize ulaşmak için lütfen özgür hissedin.

Uzm DKT Neşe Öztürk

11 görüntüleme

İLETİŞİME GEÇİN

ENT TIP MERKEZİ

incirli Cad. no97​​

Bakırköy

İstanbul

Telefon; 444 4 ENT (368)

e-randevu@ent.com.tr

GSM; +90 533 7445074

neseozturk@ent.com.tr

  • w-facebook
  • Beyaz Instagram Simge

Takip Et